AK GÜNLER İÇİN..

Image Hosted by ImageShack.us

28/8/2007 - Haydi size GÜLe GÜLe

Kategori: MAKALE

Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal örneği olmasaydı belki sizi sevebilirdim. Sizin şanssızlığınız Turgut Bey'in Cumhurbaşkanlığıdır.

Şimdi arkanızdan bir kova su döküp sizi özleyeceğimi söyleyeceğimi düşünüyorsanız elbette bu millet hakkında yanıldığınız gibi yanılıyorsunuz.

Sizi özlemeyeceğiz!

Mademki gidiyorsunuz, giderken lütfen;

Tavırlarınızı...

 Uygulamalarınızı...

Hoşgörüsüzlüğünüzü...

Kamusal alanınızı...

Atamalardaki tarafgirliğinizi...

Anlaşılmayan kelimelerinizi...

CHP yanlılığınızı...

Cenaze Namazı kılmayışınızı....

Yüzlerce teröristi affetmenizi...

Hukukçuluğunuzu...

Gülmeyen yüzünüzü de

Beraberinizde götürün.

Yolunuz açık olsun.

Hayatınız gönenç dolsun!

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/8/2007 - GÜLLLLLLL!

Kategori: RESiM

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/7/2007 - :D

Kategori: RESiM

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/7/2007 - ne oldu erbakan dedeeeeeeeeeee

Kategori: MAKALE

HALKIN YARISI CEHENNEME BİLET ALDI!

Şamil Tayyar-Star

 

 

Seçim sonuçlarına farklı bir pencere açmak istiyorum. Bir aklı evvel televizyoncu ne diyordu: ‘ Sağcıysanız MHP’ye solcuysanız CHP’ye oy verin.’ Buna Emin Çölaşan, İlhan Selçuk gibi ilaveler oldu. El birliğiyle ‘ CHP=MHP’ sloganı türettiler.

En vahimi, MHP lideri Bahçeli’nin AK Parti’yi destekleyenleri ‘ bölücü’, ‘ hain’ ve ‘ Barzani işbirlikçisi’ olarak tanımlamasıydı. CHP lideri Deniz Baykal çıktı sahneye. AK Parti’ye oy verenler için ‘ günahkar’ dedi.

Saadet Partisi’nin doğal lideri Necmettin Erbakan ne diyordu: ‘ AK Parti’ye oy vermek, cehenneme bilet almaktır.’

Hepsinin hedefinde iktidar partisinin olması doğaldır. Ancak bir partiye oy veren insanları, ‘hain, günahkar, cehennem yolcusu’ olarak tanımlamak, herhalde siyasetin bildik terminolojisinde yoktur.

Bu lafların ışığında bir de sandık sonuçlarına bakalım. AK Parti: yüzde 47. Seçimden önce, ‘ Ne yani toplumun yarısı AKP’li mi?’ diyerek anketlere kızan Okay Gönensin’i tekzip edercesine çıkan bir sonuç.

Şimdi bunu nasıl okumalıyız?
Muhalifler haklıysa eğer; Toplumun neredeyse yarısı cehenneme koşar adım bilet alan günahkar ve hainler!

Üzgünüm, kendi payıma ben de bir günahkarım, cehenneme bir bilet aldım!


50 yıllık rekor kırıldı


Sandık sonuçlarının zihinlerde canlandırdığı veciz sözlerden biri, AK Parti’nin ‘ Durmak yok yola devam’ sloganı.

Bir yere kadar doğru, ama ‘ yola devam’ kararı verenler ‘ daha fazla demokrasi’, ‘ daha fazla özgürlük’, ‘ daha fazla refah’ ve ‘ daha fazla iş’ taleplerini de yenilediler aslında. Şu mesajı verdiler: İyi işler yaptınız, daha iyisi için yeni kredi açtık.

Krediyi açarken öylesine güçlü bir destek verdi ki, AK Parti, 50 yıllık sandık rekorunu kırıp geçti. AK Parti; eski DP’den sonra iktidarda üst üste iki seçimde oyunu arttıran ikinci parti olurken, yarattığı oy farkıyla da ilk sıraya yerleşti.

1950 seçimlerinde yüzde 52.68 oy alan DP, 1954 yılındaki seçimde oyunu yüzde 57.61’e çıkarmış, iki seçimdeki oy farkı yüzde 4.93 olmuştu. 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 34.43 oy olan AK Parti, yüzde 47’ye dayandı. Aradaki oy farkı, yüzde 12.5 civarında. İktidarda oylarını bu denli arttıran ikinci parti yok.

50 yıl sonra yeni rekorun adı: AK Parti.


Devlet sandığından

CHP-MHP

koalisyonu çıktı


Önüme gelen ilk sonuçlar arasında Çankaya’dan üç sandık var. Biri Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, biri Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Hava Kuvvetleri Komutanı Faruk Cömert, Deniz Kuvvetleri Komutanı Yener Karahanoğlu, diğeri Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ’un oy kullandığı sandık.

Devlet erkanı, bu sandıklarda.

Üç sandıktan da CHP birinci çıktı. Toplam 409 oy aldı. İkinci parti MHP. Aldığı oy, 124. Türkiye genelinde yüzde 47 oy alan AK Parti, bu üç sandıkta ancak 103 oya ulaşabildi. CHP, AK Parti’yi 4’e katlarken, MHP bile AK Parti’nin önüne geçti.

Yani, devlet sandığında CHP-MHP koalisyonu vardı.


Bravo Ağar’a


DYP ile ANAP’ı bir araya getirme projesi suya düştükten sonra herkesin ortak kanaati, DP’nin baraj altında kalacağı yönündeydi. Partililer bile zamanla bu gerçeği kabullenmeye başladılar. Tek umutları, yüzde 7’yi geçerek Hazine yardımından yararlanmaktı.

O da olmadı.

Daha sandıkların yarısı açılmıştı ki, Mehmet Ağar’ın istifa haberi ulaştı haber merkezlerine. İlk tepkim şöyle oldu: ‘Bravo, Ağar’a...’

Seçim yenilgilerinden sonra koltuklarına sıkı sıkıya sarılan o kadar genel başkan gördük ki, biraz da şaşırdık doğrusu.

Ümit ederim, Baykal’a da örnek olur.




Bu da halk muhtırası


Üç ayrı TV kanalında, seçim tahminim sorulduğunda şöyle dedim: ‘AK Parti yüzde 36-38, CHP yüzde 20-22, MHP yüzde 13-15 arasında oy alır.’

Sonuçlar, muhalefete ilişkin tahminimde yanılmadığımı, sıfır hatayla bildiğimi ortaya koydu. Ancak, çoğumuz gibi beni yanıltan AK Parti oldu. Üstelik, en yakından ettiğim partilerden biri olduğu halde.

Kaldı ki, AK Partinin anketlerinde de oy oranı yüzde 37-46 arasında değişiyordu. En iddialı AK Partililer bile ‘ Oyumuz yüzde 42’ diyordu. Yüzde 47, onlar için bile sürprizdi.

Nedenleri konusunda çok şey söylenebilir: Kırsal kesimi derinden etkileyen KÖYDES ve BELDES projeleri, ekonomik ve siyasi istikrar, Başbakan Erdoğan’ın Isparta’daki ‘ Tek başına iktidar olmazsam siyasetten çekilirim’ resti, Cumhurbaşkanlığı seçim süreci, 27 Nisan bildirisi, Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararı gibi...

Bir cümleyle özetlemek gerekirse: Halk Muhtırası...

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/7/2007 - ÇEVİR KAZI YANMASIN ÖZKÖK AMCA :)

Kategori: MAKALE

 

DÜN ÖYLEYDİK,BUGÜNDE ÖYLİYİZ..

Ertuğrul Özkök-Hürriyet

 

 

KENDİMİ Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yerine koyup onun neler hissedebileceğini tahmin etmeye çalışıyorum.

Günlerce, "Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecini çok kötü yönettiği" yazıldı.


Hatta, bunun siyasi bedelini pahalı ödeyeceği iddia edildi.

Demirel’in bir sözü vardır.


"Hiçbir şey zaferin yerini tutamaz."

Seçim sonuçlarına baktığımız zaman ortada gerçek ve açık bir "siyasi zafer" var.

Zafer varsa ona götüren yollar da başarılı demektir.

Erdoğan, herhalde dün gece bunu düşünmüştür.

* * *

27 Nisan bildirisi bazılarımızın hoşuna gitti.

Açık açık destekledi.

Erdoğan, bu bildiri sonrasını çok sakin, çok alttan alan bir üslupla yönetti.

Yine bazılarının iddiası şuydu:

Vatandaş, askerle çekişen iktidarı sevmez.

Ama vatandaş, askerin müdahalesini de sevmiyor.

Erdoğan, bu süreçten de başarılı çıktı.

Aylardır "Türkiye’de ekonominin iyi gitmediği", "vatandaşın cebine para girmediği" yazılıyor.

Erdoğan seçim meydanlarında şunu söyledi:

"Durumum beş yıl öncesinden daha kötüdür diyen bana oy vermesin."

Bu büyük iddiayla girdiği seçimden oyunu 10 puandan fazla artırarak çıktı.

Erdoğan bu beş yıl boyunca çok önemli bir şey daha yaptı.

Popülist ekonomilere itibar etmedi.

Fındıkta son anda biraz gönül alsa da gerektiğinde köylünün isteklerini geri çevirdi.

Bunun anlamı şudur:

Türkiye’de 1970’lerde ve 90’larda hüküm süren "popülist ekonominin sonu geldi".

Erdoğan bunu da ispat etti.

Ve bütün bunlara rağmen sandıktan büyük bir zaferle çıktı.

İşte ben bu insanın dün geceki psikolojisini merak ediyorum.

Acaba nasıl bir duygu içindedir.

* * *

Mesela şu soruyu sorup cevabını aramış mıdır?

Bu zaferin ne kadarı geçmiş politikalarımın, ne kadarı son dönemdeki değişim işaretlerimin ve kurduğum yeni kadronun sonucudur?

Tabii benim bunu bilmem mümkün değil.

Ama vatandaş olarak şu temennim olabilir:

Keşke, zaferin bilançosunu ikisi arasında dengeli dağıtıp buna uygun yeni bir merkez siyasete yönelse.

Ama böyle büyük bir zafer akşamında, böyle bir siyasetçiye dışarıdan bunu söylemenin manası da yok.

Onu da çok biliyorum.

* * *

Erdoğan, seçim öncesinde yeni bir zihniyetle, bütün Türkiye’nin başbakanı olacağını vaat etti.

Bence aldığı oy, bu vaadinin halk tarafından da benimsendiğini gösteriyor.

Artık herkesin şunu kabul etmesi gerekir:

Aldığı oyun tamamını "dinci oyu" olarak kabul etmek, hem mantığa hem sosyolojiye aykırıdır.

Erdoğan; Menderes, Demirel, Özal üçlüsü tarafından temsil edilen merkez sağ geleneğinin tam ortasına oturmuştur.

Ben, onun bu geleneğin temel çizgilerine aykırı davranacağını sanmıyorum.

İşte o nedenle dünkü Hürriyet’in manşetinde "Biz 70 milyonluk bir aileyiz" dedik.

Dün 70 milyonluk bir aileydik.

Bu sabah da öyleyiz...

Kimsenin endişe etmesine gerek yok.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

AK AK AK AK AK AK AK AKGÜNLER İÇİN AK PARTİ!!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

Kategoriler

Arkadaşlarım

esohan
Image Hosted by ImageShack.us



Cursors